Vaktin nakit olduğu bir dünyada hızlı yemek bir verimlilik göstergesi gibi görünüyor.
Ancak vücudumuz farklı bir senaryoya göre programlanmış: HERE NEWS muhabirinin bildirdiğine göre mideden beyne doygunluk sinyali 15-20 dakika kadar sürüyor.
Bundan daha hızlı yediğinizde, aşırı yemek yemeniz garanti edilir çünkü zaten doyduğunuzu hissedecek zamanınız yoktur. Sindirim süreci midede değil ağızda başlar.
Fotoğraf: BURADA HABER
İyi çiğnemek sadece yiyecekleri parçalamakla kalmaz, aynı zamanda onu karbonhidratların parçalanmasını tetikleyen tükürük enzimleriyle doyurur. Parçacıkları yutarak, bu kritik aşamada mideye hazırlıksız “kargo” göndererek kendinizi soymuş olursunuz, bu da ağırlığa, şişkinliğe ve besinlerin zayıf emilimine yol açar.
Koşarken, TV programı izlerken ya da stres altında yemek yemek, vücudu kanın sindirim organlarından kaslara aktığı sempatik moda (“savaş ya da kaç”) sokar. Yiyecekler, hazırlıksız bir midede kelimenin tam anlamıyla çürür ve en sağlıklı salatayı yedikten sonra bile minimum fayda ve maksimum rahatsızlık alırsınız.
Bilinçli, yavaş yemek, parasempatik moda (“dinlenme ve sindirim”) geçiştir. Sofraya oturduğunuzda, durakladığınızda, yemeğinizi kokladığınızda ve lokmalar arasında mutfak eşyalarınızı bıraktığınızda, vücudunuza net bir komut vermiş olursunuz: Şimdi kaynakları yenileme zamanı.
Stresi azaltır ve metabolizmayı geliştirir. Yeme hızı kaloriden bağımsız olarak kilo alımıyla doğrudan ilişkilidir.
Araştırmalar, hızlı yemek yiyen kişilerde obezite riskinin üç kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Yavaşlayarak, yalnızca tokluk mekanizmasının devreye girmesine bir şans vermekle kalmaz, aynı zamanda sürecin kendisinden daha fazla keyif almaya başlarsınız ve yalnızca midenizi doldurma gerçeğinden değil.
Öğle yemeğiniz yakıt ikmali değil, bedenle bir diyalogdur. Her yavaş lokma bir sorudur: “Henüz doymadım mı? Şimdi nasıl hissediyorum?”
Fiziksel açlık ile duygusal açlık arasında ayrım yapmayı, enerji için yemek yemeyi, can sıkıntısı veya kaygı yememeyi öğrenirsiniz. Bu, genel olarak yemek hakkındaki düşüncelerinizi değiştiren temel bir beceridir.
Yemeği bir saat uzatmaya gerek yok. Buna sadece 10-15 dakikalık bir sessizlik ve dikkat eklemek yeterlidir. Ekranı kapatın, masaya oturun, her parçayı 20-30 kez çiğneyin.
Bu bir protokol değil, ana günlük ritüellerden birinin kontrolünü ve zevkini yeniden kazanmanın bir yoludur. Hissettiğiniz yiyecekler sizi yuttuğunuz yiyeceklerden kat kat daha fazla tatmin eder.
Ayrıca okuyun
- Farklı zamanlarda yattığınızda vücuda ne olur: Program neden süreden daha önemlidir?
- Yalnızlık neden sağlığınıza sigaradan daha fazla zarar veriyor: sosyal bağlantılar nasıl ana bağışıklığınız oluyor?
